![]() |
|
"GÜNLÜK HİKAYE SERİSİ - Gece Yarısı Anahtarı - Bölüm 14 - Baskı Önizleme +- Klavyem.nET Topluluğu. (https://klavyem.net) +-- Forum: Üyelere Özel (https://klavyem.net/forumdisplay.php?fid=66) +--- Forum: Üye Günlüğü (https://klavyem.net/forumdisplay.php?fid=89) +--- Konu Başlığı: "GÜNLÜK HİKAYE SERİSİ - Gece Yarısı Anahtarı - Bölüm 14 (/showthread.php?tid=1499) |
"GÜNLÜK HİKAYE SERİSİ - Gece Yarısı Anahtarı - Bölüm 14 - RüyaKapanı - 26-09-2025 Bölüm 14 — Sırlar ve Seçimler Koruyucu ruhun sözleri Elif’in kulaklarında yankılanıyordu: “Gerçekler tehlikelidir, ama kaçmak çözüm değil.” Bu sözler, gece boyunca Elif’in zihninde dönüp durdu; ona cesaret ve kararlılık verdi. Elif ve Mert, ‘Karanlık Ev’den çıkarken, kasabanın sessizliği sanki daha ağırlaşmıştı. Her adımda, geçmişin ağırlığını daha derinden hissediyorlardı. Evlerine döndüklerinde, Elif’in aklında bir soru vardı: Gerçeklere hazır mıydı? Mert, “Artık yolun sonuna yaklaşıyoruz,” dedi. “Seçim senin; bilmek mi, yoksa rahat etmek mi?” Ertesi gün, Elif bodrumdaki haritayı tekrar inceledi. İşaretler, kasabanın derinliklerinde saklı başka bir yeri gösteriyordu. Bu, belki de tüm sırların anahtarıydı. Elif’in kalbinde karışık duygular vardı; korku, merak ve umut birbirine karışıyordu. Ancak karar vermişti: Sırlar ne olursa olsun ortaya çıkacaktı. Elif, haritayı masaya serip mum ışığında satır satır inceledi. Gözleri, merkezden uzakta işaretlenmiş küçük bir çemberde takılı kaldı. Orada eski, silik bir yazı vardı: “Geçit burada açılır. Kurbanın sessizliğiyle.” Birden ürperdi. Sessizlik... Tavan arasındaki günlükte de geçiyordu bu kelime. Ayşe Hanım defalarca tekrarlamıştı: “Sessizlik, bazen en büyük ihanettir.” “Bu yer neresi olabilir?” diye fısıldadı kendi kendine. Mert, elinde büyüteçle haritayı inceledi. “Burası… sahildeki eski zeytin değirmeni olmalı. Yıllardır kapalı. Kimse yaklaşmaz.” Elif’in boğazı kurudu. “Oraya gitmemiz gerekiyor. Bu gece.” Gece olduğunda, kasabanın taş sokaklarında yalnızca ay ışığı onları takip ediyordu. Rüzgar, zeytin ağaçlarının dallarını hafifçe sallıyor, uzaktan denizin uğultusu duyuluyordu. Elif ve Mert, sessizce sahile doğru ilerlediler. Eski değirmen karşılarında yükseldiğinde, zaman durmuş gibi hissettiler. Kapı, sanki yıllardır bekliyormuş gibi kolayca açıldı. İçeride pas kokusu, rutubet ve... başka bir şey vardı. Tanımlanamaz, soğuk ve yabancı bir his. Değirmenin ortasında, taş zemine oyulmuş bir daire vardı. Etrafında semboller, çizikler ve kurumuş kan lekeleri. Mert, sessizce fısıldadı: “Bu... geçit.” Elif, kolyesine dokundu. Koruyucunun bıraktığı taş hafifçe titriyordu. O an anladı — geçit hâlâ aktiftir. Ve kurban hâlâ bekleniyordur. Duvarda eski bir tablo vardı. Üzerinde dört çocuğun silueti ve altına kazınmış bir cümle: “Seçim yapmayan, gölgeye dönüşür.” Elif’in zihni alt üst olmuştu. Melis... Suat... hepsi bu geçitte kaybolmuştu. Ama şimdi Elif’in bir seçimi vardı. Mert, ona döndü: “Geri dönmek istiyorsan şimdi tam zamanı.” Ama Elif başını salladı. “Hayır. Bu karanlıkta ne varsa, onunla yüzleşmeden gitmeyeceğim.” Ve o an, taş zemin hafifçe titremeye başladı. Geçit açılıyordu. Yarın Bölüm 15 — Son Perde: Gerçeklerin Işığı Gecenin en karanlık anında, gerçekler nihayet gün yüzüne çıkmak için hazırdı — ama bu ışık, her şeyi aydınlatacak mıydı? |